|
|
August 12
BAŞKALDIRIYORUM!!!
Cevap veriyorum: Eli böğründe analardan Mahpuslardan ve acılardan Çokça bahsediyorum, çünkü; Başını kuma saklayanlardan Tiksindim, başkaldırıyorum.
Ve söz veriyorum: Kırmızı rujlu sokakların Aşağılık pazarlıkların Adı anılmayacak benle Bir çiçeğim halk ormanında Fışkırdım, başkaldırıyorum.
Ben bir bıçak ucuyum Kavga vermiş halkına Başkaldırıyorum işte Varın benim farkıma.
Yine söylüyorum: Gözü bağlanmış korkulardan Yasaklardan baskılardan Asla irkilmiyorum, çünkü; Kan emici yarasadan Çıldırdım, başkaldırıyorum.
Yemin ediyorum: Üç kağıtçının, pezevengin Teslimiyetin ve mihnetin Yolu uğramayacak bana Bir dalgayım halk denizinde Köpürdüm, başkaldırıyorum.
Ben bir namlu ağzıyım Omuz vermiş halkına Başkaldırıyorum hey Herkes varsın farkına.

Dinleyin Sürüngenler; Sizler güzel ya da eşi benzeri olmayan kar taneside değilsiniz, Sizler işiniz değilsiniz, Sizler paranız kadar değilsiniz, bindiğiniz araba değilsiniz, kredi kartlarınızın limiti değilsiniz, sizler iç çamaşırı değilsiniz, Sizler herkes gibi çürüyen organik bir maddesiniz...!
Bizler bu dünyanın şarkı söyleyip dans eden pislikleriyiz.
Hepimiz aynı pisliğin lacivertiyiz...!

Evanescence - Tourniquet
I tried to kill my pain, But only bled more. (So much more) I'm lay dying, And I'm pouring, crimson regret, and betrayal.
I'm dying, Praying, Bleeding, Screaming. Am I too lost to be saved ? Am I too lost ? My God! My Tourniquet, Return to me salvation. My God! My Tourniquet, Return to me salvation.
Do you remember me ? Lost for so long. Will you be on the other side ? Will you forgive me ?
I'm dying, Praying, Bleeding, Screaming.
Am I too lost to be saved ? Am I too lost ?
My God! My Tourniquet, Return to me salvation. My God! My Tourniquet, Return to me salvation.
(Return to me salvation) (I want to DIE!)
My God! My Tourniquet, Return to me salvation. My God! My Tourniquet, Return to me salvation.
My wounds cry for the grave. My soul cries, for deliverance. Will I be denied ? Christ! Tourniquet! My suicide.
Evanescence-My İmmortal
 
I'm so tired of being here suppressed by all my childish fears Burada, çocukça korkularım tarafından bastırılmış halde bulunmaktan çok yoruldum
And if you have to leave Ve eğer gitmek zorundaysan
I wish that you would just leave Hemen gitmeni dilerim
'Cause your presence still lingers here Çünkü varlığının hala burada oyalanıyor(takılıp kalıyor)
And it won't leave me alone Ve beni yalnız bırakmayacak
These wounds won't seem to heal Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor.
This pain is just too real Bu acı fazla gerçek
There's just too much that time cannot erase Zamanın silemediği çok fazla şey var
Nakarat :
[ When you cried I'd wipe away all of your tears Ağladığında, tüm gözyaşlarını silerdim
When you'd scream I'd fight away all of your fears Çığlık attığında, tüm korkularınla savaşırdım
I held your hand through all of these years Tüm bu yıllar boyunca elini tuttum.
But you still have all of me [Fakat hala bana tamamen sahipsin ]
You used to captivate me by your resonating light Sen beni tınlayan ışığınla büyülerdin.
Now I'm bound by the life you left behind Şimdi geride bıraktığın hayat tarafından bağlandım
Your face it haunts my once pleasant dreams Yüzün, benim bir zamanlar tatlı olan rüyalarımı ziyaret ediyor
Your voice it chased away all the sanity in me Sesin, tüm akıl sağlığımı kovaladı
These wounds won't seem to heal Bu yaralar iyileşecek gibi gözükmüyor.
This pain is just too real Bu acı fazla gerçek
There's just too much that time cannot erase Zamanın silemediği çok fazla şey var
Nakarat
I've tried so hard to tell myself that you're gone Kendime gittiğini söylemek için çok uğraştım
But though you're still with me Ama hala benimle olmana rağmen
I've been alone all along Baştan beri yalnızım
Donnie Darko Soundtrack Tanıtım:

1. Carpathian Ridge 2. The Tangent Universe 3. The Artifact & Living 4. Middlesex Times 5. Manipulated Living 6. Philosophy of Time Travel 7. Liquid Spear Waltz 8. Gretchen Ross 9. Burn it to the Ground 10. Slipping Away 11. Rosie Darko 12. Cellar Door 13. Ensurance Trap 14. Waltz in the 4th Dimension 15. Time Travel 16. Did you Know Him? 17. Mad World 18. Mad World (remix version)
DOWNLOAD: http://www.sendspace.com/file/yb5l01
-
Bence mutlaka indirilmesi gereken muhteşam bir soundtrack Media Player ımda çalan Mad World parçasıda bu soundtracktan
Bir yazı yazacağım sana, İçinde gece olacak; Yalnızlık olacak , bir de sen olacaksın... Gece yalnızlığa bulaşmış olacak. Yalnızlık yaldızlı karanlıklara, Sen yaldızlı karanlıklarda...Bir yıldız olacaksın Bir yazı yazacağım sana, İçinde gölge olacak.Gerçek olacak ve sen olacaksın. Gölgeler hayatın kendisi olacak. Gerçek; gönül renginde Kafdağı, Sen Kafdağı'na varmadan , Elde ettiğim en güzel tesadüf olacaksın..
[UNFORGİVEN]
|
|
Aysel git başımdan ben sana göre değilim Ölümüm birden olacak seziyorum. Hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim Aysel git başımdan istemiyorum.
Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün Dağıtır gecelerim sarışınlığını Uykularımı uyusan nasıl korkarsın, hiçbir dakikamı yaşayamazsın. Aysel git başımdan ben sana göre değilim. Benim icin kirletme aydınlığını, hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Islığımı denesen hemen düşürürsün, gözlerim hızlandırır tenhalığını Yanlış şehirlere götürür trenlerim. Ya ölmek ustalığını kazanırsın, ya korku biriktirmek yetisini. Acılarım iyice bol gelir sana, sevincim bir türlü tutmaz sevincini. Aysel git başımdan ben sana göre değilim. Ümitsizliğimi olsun anlasana hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.
Sevindiğim anda sen üzülürsün. Sonbahar uğultusu duymamışsın ki içinden bir gemi kalkıp gitmemiş, uzak yalnızlık limanlarına. Aykırı bir yolcuyum dünya geniş, Büyük bir kulak çınlıyor içimdeki. Çetrefil yolculuğum kesinleşmiş. Sakın başka bir şey getirme aklına. Aysel git başımdan ben sana göre değilim, ölümüm birden olacak seziyorum, hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim. Aysel git başımdan seni seviyorum...
[Attila İlhan]
| |

Böyle sexi bi hatun olabilirmi bu kadarmı sexi olur bi kıs  ''Sex machine'' denilen olay budur işte  
Evanescence'nin yeni albümü: The Open Door 

Call Me When You're Sober
Don’t cry to me If you loved me, you would be here with me You want me, come find me Make up your mind
Should’ve let you fall And lose it all So maybe you can remember yourself Can’t keep believing We’re only deceiving ourselves And I’m sick of the lie And you’re too late
Don’t cry to me If you loved me, you would be here with me You want me, come find me Make up your mind
Couldn’t take the blame Sick with shame Must be exhausting to lose your own game Selfishly hated No wonder you’re jaded You can’t play the victim this time And you're too late
So, don’t cry to me If you loved me, you would be here with me You want me, come find me Make up your mind
You never call me when you’re sober You only want it ‘cause it’s over - it’s over
How could I have burned paradise? How could I? You were never mine
So don’t cry to me If you love me, you would be here with me Don’t lie to me, just get your things I’ve made up your mind.
Call Me When You're Sober klibinden caps:
Parçanın mp3 ünü download etmek için:
Promo fotografie k The open Door
August 05
Amy Lynn Lee

Adı :Amy Lynn Lee Dogum Tarihi: 13 Aralık 1983
Dogum Yeri: Riverside,California - Parkview Hastanesi Burcu: Yay Kardesleri: Erkek kardesi Robby, Carrie, Lori Saç Rengi : Kahverengi Göz Rengi: Mavi Yaptigi sarkilar: "Hello", "Give Unto Me", "Going Under", "Bring Me To Life", "Taking Over Me", "Solitude"
En Çok Sevdigi 10 Albüm 1.Superunknown-SoundGarden 2.Dummy-Portishead 3.Under The Pink- Tori Amos 4.Ten- Pearl Jam 5.Cheap Thrills-Janis Joplin 6.Dangerous- Michael Jackson 7.Post- Bjork 8.The Nightmare Before Christmas Soundtrack 9.In Utero-Nirvana 10.Untouchables- Korn
En Çok Sevdigi 5 Bayan sarkici 1. Janis Joplin 2. Beth Gibbons of Portishead 3. Bjork 4. Carole King 5. Tori Amos
Fallen albümünde en çok sevdigi sarki Going Under Amy adını 70'li yıllardaki "Amie" adlı sarkıdan almıs. Amy'nin hobileri resim yapmak ve günlük yazmak.
Amy'den Sözler Amy'den Evanescence hakkında açıklamalar...
- "Ben'le Arkansas'ta bir yaz kampında tanıştık (Arkansas'a yeni taşınmıştık ve ailem arkadaş edinmem için beni kampa göndermeye kara vermişti). Bir gün spor salonunda kendi kendime piyano çalarken Ben gelip bana iltifat etti. Konuşmaya başladık ve neredeyse bütün zevklarimizin aynı olduğunu fark ettik. Şarkı söylediğimde ise ağzı açık kaldı; şoktan kurtulunca birlikte bir grup kurmamızı teklif etti ve işte !"
- "Kadın şarkıcıların ve aktrislerin birbirlerine saygı duyduklarını görünce çok gururlanıyorum çünkü onların kuvvetli olduklarını düşünüyorum. "
- "Müziğimizle bizi dinleyenlere sadece onların zaman zaman ümitsiliğe kapılmadıklarını ve melankolinin hayatın vazgeçilmez bir parçası olduğunu iletmek istiyoruz."
- "Üzüntü, bazen muhteşemdir..."
- "Bir gün bana biri Evanescence'ı çok sevdiğini ve Nirvana'dan beri hiçbir grubun onu müziğiyle bu kadar etkilemediğini söyledi. Inanılmazdı !"
- "Başından beri bizimle birlikte olan müzisyenler sadece Ben ve benim yazdığımız müziği yorumlamamıza yardımcı oldular. Ve bunun değişmesi için hiç bir neden yok..."
- "Her zaman üzgün değilim ! Bir sürü kişi çok mutsuz bir tip olduğumu sanıyorlar halbuki, aksine, çok neşeliyimdir !"
- "Yazdığımız herşey kalbimizden geliyor, ve satıcılara ayak uydurmak için müziğimizi değiştirmemiz söz konusu değil !"
- "Birçoğunun bize uydurduğu 'gotik' kelimesini reddediyorum çünkü müziğimizin bu türle hiçbir alakası yok !"
- "'Evanescence' bir gaz gibi havada yok olan bir şeyi anlatan, çok güzel, çok gizemli ve bizim müziğimize tamamiyle uyan bir kelime."
God İs Dead!!!
Felsefi bir Diyalog
A: Masanın üzerinde küçük bir peri var.
B: Ama ben birşey görmüyorum.
A: Elbette, çünkü bu görünmez bir peri.
B: Ama dokunamıyorum da.
A: Elbette, bu peri görünmez, dokunulmaz ve hakkında hiçbir somut veri edinilemez bir peri.
B: Peki o zaman var olduğunu nereden biliyorsun?
A: Çünkü bu perinin varlığının kanıtları var.
B: Nedir bu kanıtlar?
A: Mesela yağmurun yağması bu perinin varlığının kanıtıdır. Bu peri yağmur perisi. Ne zaman yağmur yağsa bu perinin varolduğunu anlıyorum.
B: Peki yağmurun sebebinin bu peri olduğunu nereden biliyorsun?
A: Çünkü başka birşey olamaz. Sen söyle o zaman yağmurun neden yağdığını?
B: Yağmurun neden yağdığını bilmiyorum. Ama yağmurun sebebinin elindeki peri olduğuna inanmam için başka deliller gerekli.
(Dikkat ediniz, artık bu noktada, B dahi perinin varolup olmadığını veya niteliklerini sorgulamaktan çıkıp, varlığının delillerini tartışmaya başlamıştır).
A: Bu perinin varlığını kanıtlamaya aslında gerek bile yok. Herkes beyninin derinliklerinde bu perinin varlığına inanır. Sadece kişinin gönül gözünü açması gerekir. Bu peri kendi kendinin kanıtıdır. Ayrıca kendi varlığına dair inancı hepimizin beynine koymuştur. Hem sonra, başka türlü yağmurun nasıl yağdığını açıklamanın yolu olmadığından, bu perinin varlığına inanmak zorundasın.
B: Peki bu perinin nitelikleri neler? Neye benzer? Nasıl birşeydir?
(Dikkat edildiği gibi perinin nitelikleri, varlığının kanıtlarının tartışılmaya başlanmasından sonra gündeme gelmiştir).
A: Bu peri 15 cm boyunda, kanatlı, zayıf, ince bir varlıktır. Akıllıdır, konuşkandır ve neşelidir. Devamlı kanat çırpar. Ne zaman yağmurun yağmasını isterse bunu diler ve yağmur yağar.
B: Bilmiyorum, bana yine de inanması biraz zor geliyor.
A: Ama inanmazsan, bu peri kızar ve evini sel bastırır. İnanırsan ve dediklerini yaparsan ise bahçendeki bitkileri yeşertir, evine bolluk getirir.
(Dikkat ediniz, burada da insan motivasyonunun temel ilkeleri olan “ödül” ve “ceza” prensipleri kullanılmaktadır).
B: Ben yine de inanmıyorum.
A: İnanmıyorsan, olmadığını kanıtla o zaman?
B: ???
Dünyanın En Tuhaf Mahluku
|
|
|
|
Akrep gibisin kardeşim, Korkak bir karanlık içindesin akrep gibi. Serçe gibisin kardeşim, Serçenin telaşı içindesin. Midye gibisin kardeşim, Midye gibi kapalı rahat. Ve sönmüs bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim. Bir değil, Beş değil, Yüz milyonlarlasın maalesef. Koyun gibisin kardeşim, Gocuklu celep kaldırınca sopasını Sürüye katılıverirsin hemen Ve adeta mağrur, koşarsın salhaneye. Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani, Hani şu derya içre olup Deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf. Ve bu dünyada, bu zulüm Senin sayende. Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hala şarabımızı vermek İçin üzüm gibi eziliyorsak Kabahat senin, -Demeğe de dilim varmıyor ama- Kabahatin çogu senin, canim kardeşim
|
İmkansız Aşk
Gecenin en siyahında Umudun bittiği yerdeyim Gecenin en siyahında Umudun bittiği yerdeyim
Köşeyi dönsem ölüm Düz gitsem hayat Gölgeler içindeyim Köşeyi dönsem ölüm Düz gitsem hayat Gölgeler içindeyim
Sen imkansızsın Sensizlik imkansız Aşk imkansız
Sen imkansızsın Sensizlik imkansız Aşk imkansız
Çemberin en dışında En çıkmaz sokaktayım Çemberin en dışında En çıkmaz sokaktayım
Çığlık atsam sessiz Sussam yine çaresiz Gölgeler içindeyim Çığlık atsam sessiz Sussam yine çaresiz Gölgeler içindeyim
Sen imkansızsın Sensizlik imkansız Aşk imkansız Sen imkansızsın Sensizlik imkansız Aşk imkansız...
HİÇBİR ŞEYİMSİN
Sen benim hiç bir şeyimsin Yazdıklarımdan çok daha az Hiç kimse misin bilmem ki nesin Lüzumundan fazla beyaz Sen benim hiçbir şeyimsin Varlığın anlaşılmaz Galiba eski liman üzerindesin Nasıl karanlığıma bir yıldız olmak Dudaklarınla cama çizdiğin En fazla sonbahar otellerinde Üniversiteli bir kız uykusu bulmak Yalnızlığı öldüresiye çirkin Sabaha karşı öldüresiye korkak Kulağı çabucak telefon zillerinde Sen benim hiçbir şeyimsin Hiçbir sevişmek yaşamışlığım Henüz boş bir roman sahifesinde Hiç kimse misin bilmem ki nesin Ne çok cığlıkların silemediği Zaten yok bir tren penceresinde Sen benim hiçbir şeyimsin Yabancı bir şarkı gibi yarım Yağmurlu bir ağaç gibi ıslak Hiç kimse misin bilmem ki nesin Uykum arasında cağırdığım Çocukluk sesimle ağlayarak Sen benim hiçbir şeyimsin.
Söz: Attilâ İlhan
Filim Tanıtım:Taxi Driver
 
Taxi driver hakkında; Travis şöyle diyordu;''insan biraz da diğer insanlara benzemeli bence''ama maalesef kendi bir türlü öyle olamıyordu.Şehirde gördüğü her şey onu rahatsız ediyordu.her şeyden bir anlam çıkartmaya çalışıyordu.Ve sonunda oda kendi dediğine benzedi aynen...diğer insanlardan farklı olan yönleri iradesinin dışına geçiverdi bir anda.Kazıttı saçlarını,kuşandı silahlarını,ayna karşısında tek tek çekerken ne kadar dehşet bir oyuncu olduğunu her daim hissettirmeyi başardı bizlere.Ve yeşil montu kazınmış saçları ile kapıdan girer girmez. ''Bam,bam,bam'' saydırmaya başladı her önüne çıkana kurşunlarını elindeki silahını.boğazından vurulması bile engelleyemedi onu asıl amacından yani ''intikam almaktan''bunun için parmağı kopmuş ''seni geberteceğimmm aşağılık heriff'' diyen adamı bile öldürdü.Ve ağlamaya başladı Kurtarmaya çalıştığı kız görür görmez ortalıkta ''travisin''yarattığı dehşeti...Travis ise yine ''çakalca'' gülümsüyor parmağından damlayan kanlı elini kafasına doğru götürmüş ''pişfff pişfff'' diyordu.polisler onu gerçekten içeri tıktılar mı yoksa hepsi birer hayalmiydi bilinmez ama bildiğim tek şey robert denironun çok dehşet oynadığı ve tam rolünün adamı olduğu,Ders niteliğinde bir film ve sıkı dostlar olan ''Martin Scorsese ile Robert deniro'' yönetmen oyuncu ikilisi,ortaya çıkarttıkları gelmiş geçmiş en iyi filimlerden biri...
Martin scorsese'nin sinema tarzinin olusmasinda onemli yer tutan john ford filmlerinden biri olan the searchers filmindeki ethan karakteri ile travisin benzerlikleride ilginctir. soyleki; the searchers filminde john waynenin oynadigi ethan karakteri amerikan ic savasindan donmus 3 yil bosta kalmis ve kendini apaciler tarafindan kacirilan yegenini bulmaya adamistir. traviste savastan yeni donmus, yalniz, kendini hicbir yere ait hissetmeyen ve hayatini betsyi korumaya adamis tipki ethan gibi bir karakterdir. zaten david thompson ve ian christie tarafindan hazirlanan scorsese on scorsese kitabinda scorsese senrayoyu olusturdugu arkadasi paul shcraderla birlikte travis icin ilham veren karakterin ethan oldugunu ustu kapali da olsa dile getirmistir.Ayrica filmin ilk yarisinin gece cekimleri ve karanlik mekanlarda kurgulanmasi ve ikinci yarisinin neredeyse tamamiyle gunduz ve cok aydinlik mekanlarda gecmesi de kahramanimiz travisin sokagin tum pisliklerini temizlemek icin gerekli hazirliklari tamamladigini ve artik aydinlanmaya ya da pisliklerden arin(dir)maya basladigini imlemektedir. cunku o tanrinin yalniz adamidir...
Gelmiş geçmiş en müthiş sekaslardan biri olan ayna karşısındaki ''You Talkın To Me'' sekansının video klibi:
Filim Tanıtım:Cape Fear
Cape Fear Hakkında;
Max Cady yıllarca yattığı hapishaneden salıverilmiş tecavüzcüdür...Yıllar önce onu savunmuş avukatı Sam Bowden ise 15 yaşındaki kızı karısı ve köpeğiyle küçük bir kasabada mutlu bir yaşam sürmektedir...Avukatı zamanında Max Cady beraat ettirecek çok önemli bir delili , okuma yazma bile bilmemesini fırsat bilerek saklar...Max Cady hapishanede kendini kodeste uğradığı haksızlıktan dolayı öle bir halee getirirki bir insandan daha fazlası olur herkesten daha güçlü herkesten daha akıllı ve herkesten daha çok dayanan bu noktada Friedrich Nietzsche felsefesini benimser...
Amacından hiçbirşey Max Cady i geri çeviremez ağlarını bütün ailenin üstüne sarar hakkettiği adaleti kendisi sağlar...Tanrının elinden herşeyi aldığını bilir ve onu yüzüstü bıraktığını bunun için kendisi kendi Tanrısıdır...Mutlaka izlenmesi gereken bir filim kaç kere izlediğimi unuttum:)
Likes:
Müzik dinlemeyi seviyorum çünkü bu boktan dünyada ruhumu okşadığı için , allah gibi hatunlari seviyorum, bagimsiz sinemayi,avrupa sinemasini,guney amerika sinemasini seviyorum, illegal olan seyleri seviyorum divx'i,korsan dvd ve cd'yi,deri ceketimi seviyorum,votkayı seviyorum,birayı seviyorum,karanlık bir odada tek başıma oturup düşünmeyi seviyorum,arabayla boş sokaklarda gezmeyi seviyorum,diğer insanlardan daha üstün olmayı seviyorum, kitaplarimi seviyorum, japon filmlerini,animeleri ve şirinleri seviyorum tek başlarına kominist bir yasam surdurdukleri icin bunun dışında sevdiğim fazla bişi yok bu boktan dünyada...
Dislikes:
insan olamayanlardan , saygi kavramindan haberi olmayan insanlardan nefret ediyorum,bu şehrin kirlenmişliğinden nefret ediyorum,sex and the city denen diziden nefret ediyorum cunku grup sexin modernize edilmis hali oldugu icin, ciğeri beş para etmeyip kendilerini göklerde gösteren insanlardan nefret ediyorum,evlenmeden asla olmaz diyen kizlardan nefret ediyorum cunku yasayabilecekleri en guzel duygunun o oldugunu bilmedikleri ve bu konuda erkeklerden daha fazla zevk aldiklari icin,bilet parasi 12 ytl olan if istanbul adli sinema festivalinden nefret ediyorum butun filmlere gidemedigim icin...ha bide ingilizceden nefret ediyorum kendi ulkemde yasadigim halde ogrenilmek zorunda birakildigim icin...paradanda nefret ediyorum insanlari onunla yasamaya zorladiklari icin...

|

|